| |
İvan Sergeyeviç Turgenev (1818-1883)
İvan Sergeyeviç Turgenyev
28 Ekim 1818'de
Orel kentinde doğar. Babası soylu bir ailedendi, fakat yoksul
düşmüşlerdi. Süvari albayı baba Turgenev, Spasskoye malikanesinin sahibi,
yaşlı bir kadın olan, Varvara Petrovna Lutovina ile evlenir. Bu
evlilikten İvan doğar. Okumuş, eğitime, kültüre düşkün fakat bir o kadar
da sert olan annesi, suç işleyen toprak kölelerini acımasızca
cezalandırır, kırbaçlatır. Turgenyev'in fikirleri bu durumlar yüzünden
küçük yaşta şekillenmeye başlar. Aile
1827'de
Moskova'ya
göç ettiğinde Turgenev özel okullarda eğitim görüp, özel öğretmenlerden
dersler alır. Henüz bir çocukken; Almanca, İngilizce ve Fransızca'yı
anadili gibi konuşmaya başlar. Daha sonra
Moskova
ve
Petersburg üniversitelerinde okur.
Felsefe
fakültesini iyi derecede bitirir.
Daha sonra
Almanya'ya
gider.
Berlin Üniversitesi'ne girer ve
Almanya'da
4 yıl süreyle kalır. Tarih, klasik filoloji dallarında çalışmalar yapar,
Yunanca
ve
Latince öğrenir. Yurduna döner ve
Petersburg Üniversitesi profesörlük sınavını kazanır. O dönemde
Alman felsefesi ülkede benimsenmediği ve kuşku ile bakıldığı için
ders verme olanağına kavuşamaz. 1842 yılı Turgenev için dönüm noktasıdır.
O sırada Rus
eleştirmen
Belinski ile tanışır. Belinski'nin dialogta olduğu insanlar toprak
köleliğine karşı duran aydın kesimidir. İlk yazınsal denemeleri dışında
ilk ciddi çalışmaları
1842'ye
rastlar. Seçtiği yol;
Puşkin'in ortaya attığı ve
Gogol'ün geliştirdiği
gerçekçiliktir. Onu üne kavuşturan ilk yapıtı "Bir avcının notları"
adını taşıyan dizidir,
1880
baskısında bu kitap 25 öykü içerir. Öykülerin konuları; toprak ağası ve
köylünün yaşayışı, içinde bulunduğu koşullardır.
1852 yılında
Gogol'ün ölümü üzerine Turgenev bir yazısını kaleme alır, sansürün
yasakladığı bu yazı
Moskova
dergilerinde çıkınca, tutuklanır ve bir ay hapiste yatar. Bundan sonraki
bir yıl boyunca da polis gözetiminde yaşar.
1855
yılından sonra büyük romanlarını yayımlamaya başlar. Bu romanlarda tıpkı
annesi gibi; kültürlü çiftlik sahiplerini canlandırır ve tümünde evrimci-liberal
bir dünya görüşünü vardır.
1862
yılından sonra yayımladığı her romanında ise eleştirmenlerin
saldırılarına maruz kalır. Turgenev iki yıl kadar süren bir hastalıktan
sonra, 3 Eylül
1883'te
Fransa'da
Paris yakınlarındaki Bougival kasabasında ölür. Cenaze töreni aynı
yılın 9 Ekim'inde
Petersburg'ta yapılır.
Edebiyat dünyasına damgasını vuran ve
Nihilizm'in temel taşı varsayılan romanı Babalar ve Oğullar'ın
konusu 1859'da
geçer.
Epilogu ise toprak köleliğinin kaldırılmasından (1861)
sonraki dönemi anlatır. Bu dönemde Rus yaşayışının en önemli sorunu olan;
serflik ilişkilerinin insana aykırılığını,
feodal-aristokrat
Rusya'nın
yıkılışını, yeni
burjuva-demokratik
güçlerin yükselişini gerçekçi biçimde yansıtır. Babalar ve Oğullar'da
reformist akımla, radikal akımın çatışmasından oluşan nihilizmi vurgular.
Bu roman için
Dostoyevski gibi bir aydın edebiyatçının bile; romanın kahramanı
nihilist Bazarov için "uydurma bir kişi" demesi bile romanlarının
farklılığını kanıtlar.
Eserleri
- Bir Avcının Notları (1852-Öykü)
- Rudin (1855-Roman)
- Asilzade Yuvası (1855-Roman)
- Arefe (1858-Roman)
-
Babalar ve Oğullar (1862-Roman)(nihilizm
konusunda yazılmıs ilk roman olmakla beraber
- Tuğbay (1867-Öykü)
- Ham Toprak (1876-Roman)
- Duman (1870-Roman)
- Bozkırda Bir Kral Lear (1870-Öykü)
- İlk Aşk (roman)
|
|