Ana Sayfa

Hakkımızda

Kitaplarımız

Yazarlarımız

Etkinlikler

Basından - Söyleşiler

İletişim

 

 

 

 
 

 

A. Ömer Türkeş - Radikal Kitap Eki (16.01.2009)

Suat Duman, ‘Cinayet Mevsimi’nde suçun bir oyun olmadığını, insanları öldürmeye sevk eden itkinin ardındaki toplumsal gerçekleri, suça bulaşmış sermayeyi sergiliyor... ‘Monk: İtfaiye Cinayetleri’ TV dizisinden aktarılmış edebiyata... Macdonald’ın Lew Archer serisi 2009’a ‘Uyuyan Güzel’ ile güzel bir başlangıç yaptı

Yeni bir yıl, yeni bir yayınevi, yeni bir yazar, ilk roman, ilk polisiye... Suat Duman’ın Cinayet Mevsimi, hem yeni bir yazarı hem de özenli bir yayımcılık anlayışıyla yola çıktığı anlaşılan yeni bir yayınevini müjdeledi. Cinayet Mevsimi, saydığım bütün ‘ilk’lik hallerine rağmen ilkliğin acemiliklerinden uzak, akıcı, gerçekçi ve güzel bir polisiye... Kış mevsiminin yağışlı bir gününde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, sınav zamanının sakinliğini bozan bir çığlıkla başlıyor hikaye. Bir kız öğrencinin öldürüldüğü haberi -özellikle solcu- öğrencileri üzmüş ve heyecanlandırmıştır. Hikayenin anlatıcı karakteri Mehmet Cemil bu öğrenciler arasında. Biraz polisiyelere merakından biraz hukuk eğitimi görmenin heyecanından, kahramanımız derhal genç kızın evine yollanacak, amcası dolayısıyla tanıdığı komiser Demir sayesinde cinayet mahallini gözleme şansı bulacaktır. Birkaç da ipucu yakalayan Mehmet Cemil, yakın dostu Zafer ve bu cinayet sayesinde tanıştığı güzel kız arkadaşı Gülizar Müjde ile birlikte cinayeti çözümlemeye soyunur.
Gerçekle kurmaca arasındaki farkı karıştıran Mehmet Cemil, polisiye roman dedektiflerine özenip ipuçlarının gizemine kapılınca art arda işlenen diğer iki cinayeti elbette engelleyemeyecektir... Sona geldiğinde, zaten hep ortada olan gerçek bütün çıplaklığıyla ortaya çıkacak, geriye kırık kalbiyle öğrenci yaşantısına dönen bir genç kalacaktır. Suçla bulmaca oyununu birbirine karıştıran çömez bir dedektif tiplemesi sayesinde Suat Duman hedefi tutturuyor ve suçun bir oyun olmadığını, insanları öldürmeye sevk eden itkinin ardındaki toplumsal gerçekleri, suça bulaşmış sermayeyi sergiliyor. Muammayı günümüz Türkiye Cumhuriyeti’nin kriminal sorunlarıyla ilişkilendiren Cinayet Mevsimi, siyasi polisiyelerin içinde mütalaa edilebilir.
Hikayenin hızlı ve heyecanlı akışını akıcı anlatımıyla destekleyen Suat Duman, mekanları iyi kullanmış. Ankara şehrini, Hukuk ve Siyasal Bilgiler fakülteleri çevresini, 2000’li yılların öğrenci yaşantısını az sayfada, karakteristik ayrıntılarla yakalaması, Erhan Bener’in aynı çevrelerde geçen başarılı polisiyesi Loş Ayna‘yı (1961) hatırlatıyor.
Yazar, yayınevi ve polisiyeseverler için umut verici bir başlangıç...

 

    Copyright (C) 2009, Fedai Çakır