| |
Nail Güreli -i(11.03.2009)
- Milliyet
Demokrasi diye diye geldiniz, demokrasinin canına okuyorsunuz. Hukuk
diye diye geldiniz, hukukun çanına ot tıkıyorsunuz.
Susma, sustukça sıra sana gelecek! sözünü tersyüz edip: Konuşma,
konuştukça sıra sana gelecek dediler.
Aradan 8 ay geçtikten sonra Mustafa Balbay niye ikinci kez gözaltına
alınıp tutuklandı? diye soranlar var.
Söyleyelim.
Balbay, her pazar Avrasya televizyonunda Emin Çölaşanla beraber
konuşuyor, Başkent televizyonunda programa çıkıyor, sabahları radyoda
yorum yapıyor. Üstelik Cumhuriyette yazan bir cumhuriyetçi. Dahası,
hafta sekiz gün dokuz, köşe bucak dolaşıp konferans veriyor.
Yeter be!
Balbay susturulmalı, etrafa gözdağı verilmelidir. Hiç değilse 29 Mart
seçimlerine kadar sesi kısılmalıdır.
Bu mu demokrasi!
Ne idüğü belirsiz iddialar, ifade diye basına sızdırılıyor.
Soruşturmanın gizliliği ayaklar altında.
Parti memuruna dönüşen valileri yedirmemek için yargı kararı
uygulanmıyor.
Bu mu hukuk, bu mu demokrasi? Ahlak diye diye geldiniz, ahlaksızlık
cirit atıyor.
Yolsuzlukların, hortumlamaların, fenerlemelerin bini bir para. En
büyük yolsuzluk davasının yazılmasını, halkın gerçekleri öğrenmesini
yasaklıyorsunuz. Ak diye diye geldiniz, ortadireğin dünyasını
kararttınız.
Mitingde Açız! diye bağıranı polisler yaka paça götürüyor. Mimlenen
çiftçi yurttaş, padişah üzülmesin diye gözaltında tutuluyor.
Seçim propagandasının haline bakın! Dolandırıcılara yazdırılan düzmece
kitaplar... Hileli miting fotoğrafları...
Bu mu hukuk? Bu mu ahlak? Bu mu demokrasi?
Ve Cumhuriyete bir öneri:
Balbayın günümüze cuk oturan eski yazılarından seçmeleri, hiç değilse
29 Marta kadar onun köşesinde yayımlamaya ne dersiniz?
Bir kitap
Saymakla bitmiyor bu ibretlikler. En iyisi, Ercan Akyolun keskin
zekâsı, zarif fırçasıyla damıtılmış son (yeni) karikatür kitabının
sayfalarını çevirmek. Akyol, yedi yıllık AKP iktidarının bir yılında
(2007) çizdiği karikatürlerden seçmeleri sunuyor.
Ercan Akyol, mizahın muhalif ruhuna sadık kalan, saygın, bilge bir
sanatçı; siyasi gazete karikatürlerinin efendisi. Beynine, eline
sağlık, fırçasına kuvvet! (Çiziyorum 2007, Cinius Yayınları, Şubat
2009)
Bir şiir
Bu hafta dizelerimiz Öner Ciravoğlunun Yirminci yüzyılın tüm
sevgililerine ithaf ettiği, Bitmeyen Yüzyıl kitabından (Kavis Kitap,
2009):
Mum ışığında yazılan/ İlk aşk mektubu kadar masum/ Sabah çayırlarında
duyulan dirim/ Hepsi burada yüzyılındı/ Benim olan hiçbir şey yoktu
|
|