|

Beşiktaş Belediyesi’nin Kavis
Kitap’la birlikte düzenlediği “Edebiyat Buluşmaları” etkinliği bu
yıl ikinci sezonuna giriyor. 13 Ocak 2012’de başlayacak buluşmalar
23 Mart 2012’ye kadar her cuma devam edecek.

Uzun süredir üzerinde çalıştığımız Çocuk kitaplarımız vücut
buldu

YENİ ÇIKANLAR
Bekâret Boncuğu
Zeynep
Aliye
Sonsuzdan sonsuza giden uzayın Dünya denen mini
minnacık köşesinde, ortak bir tarih ve coğrafyada, acıyı ve
sevinci, umudu ve umutsuzluğu bu kadar derinden yaşamış insanlar
olarak birbirimize bu kadar uzak düşmek, yabancılaşmak, aslında
kişinin, kendisinin bilgisi ve bilincine, yani Öteki’nin
hikâyesine sahip olmamasından başka nedir ki? Daha açık bir
deyişle, yolu hikâyeden geçmeyen uygarlık, uygarlık olamaz.
Üretken kalemini, aralarında Sabahattin Ali, Haldun Taner, Yunus
Nadi, Orhan Kemal öykü ödüllerinin de bulunduğu pek çok önemli
ödülle taçlandırmayı başarmış; öykücülüğünün yanı sıra şairliğiyle
de tanınmış Zeynep Aliye, anne-kadınların, eş-kadınların,
evlat-kadınların, çocuk-kadınların gözlerden okunmayan, yalnızca
zihinlerden geçen fakat bir o kadar da bu
Yararsız Bir
Adam
Maksim Gorki
Şunu bunu görüyor gözüm. Eğriyi
doğruyu seçiyorum. Seçiyorum da... Yani nedir bu olanlar? Neden,
niçin, anlamıyorum. Bir başka hayat vardır bu dünyada mutlaka. Bir
başka hava, bir başka güneş... başka insanlar vardır mutlaka.
Başka türlü bir hayat vardır...
Henüz dört yaşında yetim, yedi yaşında
ise öksüz kalan Yevsey Klimkov’un cümleleri bunlar. Toplum denen
karmaşık ilişkiler yumağına çok küçük yaşta, pusuladan yoksun bir
şekilde adeta fırlatılan Klimkov, gözlemlerinden ve erkenden
edindiği acı tecrübelerinden yola çıkarak bir insan inşa etmeye
çalışıyor. Çarlık Rusyası’nın son zamanlarına denk gelen bu
kişilik mücadelesi, dönemin sosyal yapısının insanlara dayattığı
mücadeleye karışıyor.
Gorki; adalet, dostluk, güven, aidiyet
kavramlarını böyle bir arka planda ustalıkla sorgularken Yevsey
Klimkov’un kendinden bir “insan yaratma” çabasını da toplumsal
olandan ayırmadan aynı usta bakış açısıyla gözler önüne seriyor.
YAZARIN GÖLGESİ
Sadık Hidayet:
Ölüm, Kadın ve
Kör Baykuş’un Yeniden Yazılışı
Rıza Beraheni, Haşim Hüsrevşahi, Saba Kırer
Okuyacağınız güldesteyi farklı kılan, bir öykü ile örneklenen
Sadık Hidayet anlatısının odakta olmasıdır. Kendi ülkesinde ilk
roman özelliğine sahip Kör Baykuş hak ettiği ayrıntı içerisinde
ele alınırken; tema, romanın insan zihninde açabileceği bayraklar
olarak dikkat çekmektedir. Bu nedenle, Rıza Beraheni, Saba Kırer
ve Haşim Hüsrevşahi’nin ayrı bir araştırma değerindeki yazıları
farklı yükseltilere dikilmiş bayraklar olarak sadece edebiyatın
utkusunu değil, anlatının küresel hacim açısından neleri
barındırabileceğini göstermektedir.
ÇAĞRIŞIMLAR
Ahmet Önel
Ahmet Önel, eşine az rastlanır bir çalışma yapmış: klasik
romanların izinden giderek tüm okurların belleğinde yer etmiş bu
başyapıtların çağrışımlarıyla, yepyeni, ufuk açıcı bir çağdaş
metin oluşturmuş. Çağrışımlar, ünlü İtalyan yazar Italo
Calvino’nun ünlü “Klasikleri Niçin Okumalı” yazısından el alan bir
metinler toplamı. Kitap, klasiklerin göstergelerinin verdiği
esinle ilerliyor. Ve her okuru kendi klasiği üzerinde düşünmeye
çağırıyor.
DOKUZ PARMAKLI KIZ
Laia Fàbregas
Dokuz Parmaklı Kız, Hollandalı genç yazar Laia Fàbregas’ın ilk
romanı. Avrupa’nın belli başlı dillerine çevrildikten sonra
edebiyat çevreleri tarafından övgüyle karşılanan Dokuz Parmaklı
Kız, bir Katalan ailesinin iki kızından biri olan Laura’nın
öyküsünü anlatıyor. Parmaklarını bir bir kaybeden Laura, bir
yandan yaşama tutunmaya çalışırken bir yandan da ailesinin
öyküsünü anlatıyor bize. Faşist Franco rejiminin baskısı altında
çocuklarını egemen dünya sisteminin dışında tutmaya çalışan
sosyalist bir baba, yaşamın zorlukları içinde hüzünlü bir anne ve
çocukluk yıllarına ait fotoğraflarının peşine düşen iki kardeş...
Bu duygulu, güzel kitap hiç kuşkusuz derin bir etki bırakacak
okurlarımızda.
PARİS KAHVELER ATLASI
Uğur Kökden
Paris
Kahveler Atlası, yarım yüzyıl önce yazılmış denemelerden
oluşmakta. Başka bir deyişle, Geçmişe Açılan Pencere ile Kahveler,
birbirini bütünlüyor. Kısaca bir çağ, bir coğrafya, bir yazar!
Geçmişin ve günün düşünce örnekleriyle, sanat yapıtlarıyla
zenginleşmiş o denemelere, Altmışlı Yıllar’da derinliğine yaşanmış
iki önemli sorunun –daha doğrusu, kaygının– rengi yansımış: o
günleri durmaksızın acıya boğan Cezayir Kurtuluş Savaşı ve bir de,
bilinmeyeni ağır basan Küba Bunalımı! Öte yandan, tüm bu
denemelerin bir ortak öğesi, yaşanmış tutkusu var ki, o da su ve
deniz! Deniz, sanki karşılığı olmayan bir özlem! Ya da sınırsız
bir sonsuzluk tutkusu! Ayrıca her semtte, her köşe başında, her
sokakta yer almış, belirli bir geçmişe ve üne sahip kahveler, yani
dönemin ete-kemiğe bürünmüş Paris kahveleri! Daha da açık bir
söyleyişle, o yılların yaşamına ve Fransa’ya yönelik olarak
yazarın yakın plandan kişisel ve de yoğun tanıklığı!
Infernaliana
Charles Nodier
Klasik Fransız
gotik edebiyatının ustası Charles Nodier'den uykularınızı
kaçıracak türden bir seçki... Bu kitaptaki korku anlatıları,
Sanayi öncesi dönemde halk arasında dolaşan türlü hurafelere,
söylentilere dayanıyor. Kötü ruhlar tarafından ele geçirilmiş
şatolar, Şeytan'ın insafına terk edilmiş ormanlar, ürkütücü ve
adeta "yaşayan" mezarlar, cinler, periler, hortlak ve vampirler...
Tüm bu cehennemî şeyler için kılavuz niteliğinde bir kitap
Infernaliana. Tavsiyemiz, geceleri
okumayın ve çocuklardan uzak tutun..
Etiyopya Kralının Gözleri
Mustafa Balel
Kiraz Küpeler’den sonra, usta öykücü Mustafa Ba lel’den ilmik
ilmik işlenmiş yeni bir öykü kitabı: Etiyopya Kralının Gözleri.
Bugün çoktan unutulup gitmiş de yimlerin soluklandığı, geçmiş
zamanlardan kalmış konaklarda, çocukluğun ve ergenliğin ilk
izleriyle; tahtanın, sıcak havlularla yer yataklarının kokusu...
Sabırlı, gün görmüş insanlar.
Hayatı anlamaya çalışırken bugünden kendi çocukluğuna bakan
kahramanlarıyla, insanı derinden etkileyen bu sıcacık öykülerde
bizden, eskilerden ve bugünden izler var. Yüreğimizi ısıtan bir
şeyler; geçmişte ve bugünde...
Mavi Oktav Defterleri
Franz Kafka
Modern edebiyatın kült yazarlarından Franz Kafka’nın ömrü uzun
olmadı, ama arkasında öyle bir yapıt bıraktı ki, kendisinden
sonraki tüm yazarları derinden etkiledi. Mavi Oktav Defterleri,
Kafka’nın elyazısıyla not ettiği fragmanları bir araya getiriyor.
Her bir parça derin, edebî, felsefi pırıltısıyla dikkat çekiyor.
Kavis okurları için, yeni, özenli çevirisiyle.
Bu dünyanın en belirgin özelliği geçiciliğidir. Böyle
düşünüldüğünde asırların bir andan üstünlüğü yoktur. Geçiciliğin
süreğen oluşu da avuntu veremez. Yeni yaşamların ancak harabeler
arasında yeşermesi, ölümün yaşamdan daha diretken olduğunu
kanıtlar
Ses, Ses, Yalnız Ses
Furug Ferruhzad
sokakta rüzgâr esiyor
buysa yıkımın başlangıcıdır
senin ellerinin yıkıldığı gün de rüzgâr esiyordu
|
|