|
Öner Ciravoğlu şiir kitabına 'Bitmeyen Yüzyıl' adını
vermiş, oysa söz açtığı her duygu çoktan geride kalan bir yüzyıla
duyulan hasretin ürünü. İnsan ne etse, bildiği ortamın duygusunu
soluyor. Değişen takvimler izin vermiyor bu özlemin dinmesine
ENVER AYSEVER
Öner Ciravoğlu, bizim yazın ortamının haklı övgüsünü kazanmış
emekçilerinden. Pek çok değerli kitabın, kütüphanelerimizdeki
varlığını onun titiz çalışmasına borçluyuz. Yirminci yüzyıl
şimdilerde çokça eleştirilse de; aydınlanmanın, modernleşmenin kendi
içinde bir namusu vardı ve buna uygun türlü aydınlar, sanatçılar
yetişmişti. İşte bu geçen yüzyılın ahlakına ve estetiğine sahip bir
yazar ve şiir adamı Ciravoğlu... Genç yayınevi Kavisin, tüm
riskleri göze alıp şiir yayımlamaya başlaması başlı başına övgüye
değer. Bu da geçen yüzyıldan kalan bir cesaret örneği belki! Salt
piyasa kaygısının olmadığı bir dönemin insanlarınca takınılacak bir
tutumdan söz ediyorum size. Öner Ciravoğlu şiir kitabına Bitmeyen
Yüzyıl adını vermiş, oysa söz açtığı her duygu, olgu, kavram, çoktan
geride kalan bir yüzyıla duyulan hasretin ürünü. İnsan ne etse,
bildiği, soluduğu ortamın duygusunu soluyor her zaman... Geçen
günler, değişen takvimler izin vermiyor bu özlemin dinmesine, bu
aidiyetin tükenmesine...
Annem çığlık çığlığa koşuyordu
O zamanlar özenle kurulmuş bahçelerimiz vardı
Yemişler nedense bizi hep akşamüstleri beklerdi
Okul yolları ne de çabuk tükenirdi
Yeni alınmış bir saat, urbalar
Bir kuş yavrusu gibi koynumuza girerdi
Yaz günlerinin uzun alacakaranlığında
Annem nasıl da hazırdı sevinçlerimize
Diye seslenmesi bundan Ciravoğlunun... Anne imgesi, o yemişler,
okul yollarında kurulan düşler, yeni urbaların sevinci; Anadoludan
gelen bir esinti gibi... Sanki herkesin çocukluğunu yazmakta şair ve
bize öteden seslenmekte...
Bir dostun şiirinden söz açmak zor... Birlikte edilen sohbetler
giriyor araya, ortak suskunluklar; yılların getirdiği sevimli
gülümsemesi anımsanıyor ve şiirindeki kırılgan ve yalnız adam
siniyor düşüncenize...
Edebiyatımızın alışık olmadığı türden bir fikir, sanat adamından söz
ediyorum size. Öne çıkmak istemeyen, başkasının metinleri arasında
dolanırken, yeni doğacak kitabın sevincini yüreğinde her daim diri
tutan birinden... Belki sevdiğini söylemekte ürkek, acemi hâlâ...
Belki bu kavga ortamında yıllarca emek vermekten yorgun bir şair ve
her şair gibi aşk için sözü olan...
Bu dostun şiirini sevdiğim için, kalabalık, karmaşık kitap ortamında
ayırt edilsin diye yazdım. Bu şiirin sesi içimi ısıttı, biten
yüzyılla ne çok ortaklığım varmış anımsadım...
O yüzyıldan kalan ağır bir yalnızlık belki hepimize saklı...
Kentin en güzel kızını düşünmek
Kuşkusuz yüzyıla özgüydü
Onun alnına dokunmak isterdim
Cesareti bir kumar gibi karşıma koydum
Kaçışı planladım
Bütün Uzunsokak tanıktı
Yüzyılın ikinci yarısı da gidiyordu
Dönüp vitrindeki ilk dergiyi yakaladım
Çarpışmayı göze aldım,
Yapayalnız kalmanın hüznü
Kahır gibi yıldızlara dek yükselmişti...
BİTMEYEN YÜZYIL
Öner Ciravoğlu
Kavis Yayınları
2009
48 sayfa, 4 TL.
|