|
|
Atay ve
Bosc aynı Romanda |
İlk romanı Klan ile Ahmet Hamdi Tanpınar Ödülü alan Cem
Kalender, romanının izleğini Oğuz Atay ve Bosch ile oluşturduğunu
söylüyor
2007 yılı Ahmet
Hamdi Tanpınar Roman Ödülünün sahibi Cem Kalender ve onun ilk
romanı olan Klan Kavis Kitap tarafından yayımlandığında dikkatimizi
ilk çeken şey Hilmi Yavuz ile Latife Tekinin onun hakkında
yazdıklarıydı. Hilmi Yavuz, ustalığın en son kertede dile
getirildiği bir virtüozite sergilediğini yazmıştı Cem Kalender için.
Latife Tekine göre ise kitap daha ilk cümleden iddiasını açıkça
dile getiriyordu: Ve sonra tarih kalemi eline aldı. Latife Tekine
göre yazar, kurgu ve dilde de sınıfı iyi dereceyle geçmişti.
Kalenderin ilk romanı olan Klan zor metinlerden ve birbirinin içine
geçmiş kurgulardan oluşuyor. Anlatım tarzı da postmodern... Cem
Kalender romanında, biraz okumuş, biraz âşık olmuş, biraz acı çekmiş,
biraz delirmiş, biraz tutunamamış bir bireyin zihin akışınının
fotoğrafını çektiğini ve her şeyden biraz yaşayan bu bireyin
zihninin aslında tam bir kara anlatı cehennemine dönüştüğünü
anlatmaya çalıştığını söylüyor. Romanı en iyi özetleyen cümle ise
kendisine göre; İnsanın her şeyin ölçüsü olmaktan çıkıp yerini
nesneye bırakması, varlığın özünün kan kaybedip kavramsal yapısının
can bulması ve en sonunda yok olan özün Kafka alegorisine sığınması...
Boschla iyi arkadaş olurduk
Klan yazarın her ne kadar ilk romanı olsa da sanki yeni bir dilin
peşinden gidiyor gibi. Kalender bu konuyla ilgili sorumuza böyle bir
iddia peşinde olmadığını, bir romanda yeni dil yaratmanın, yeni bir
çığır yaratmanın gündelik şeyler olmadığını ve bunun da farkında
olduğunu söylüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: Benim derdim,
var olan dili, anlatımı çeşitlendirmek, renklendirmek ve
zenginleştirebilmek. Bunu başardığım iddiasında da değilim. Yeni bir
yazarım, çetrefilli ve rizikolu bir anlatım dili kullandım ve
hatalarımın belli ölçülerde tolere edilmesini istiyorum.
Klan, dili ve kurgusu dışında göndermeleriyle de dikkat çekiyor. Bu
göndermelerden biri de Boscha gidiyor. Çağdaş edebiyatın en önemli
polisiye yazarları arasında sayılan Michael Connelly ve elbette
Boschtan esinlenilen kahramanı Harry Bosch geliyor aklımıza. 15.
yüzyılda eserlerinde insanın doğasındaki şiddeti ve aymazlığı
resimleyen Hollandalı ressam Boschun Cem Kalenderin romanındaki
çıkış noktasını merak ediyoruz. Kalender Onunla aynı çağda yaşayıp
aynı ortamı paylaşsaydık çok iyi arkadaş olabilirdik. yanıtını
veriyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: Boschun dışavurumcu ve
gerçeküstü anlatım tarzı romanda postmodern anlatım tarzına denk
geliyor. Boschun beş yüzyıl önce nasıl bir anlatım dili
kullandığını gördüğümüz zaman ona hayran olmamak elde değil.
Dışavurumculuğu bu kadar canlı ve özgün bir dille anlatması beni
edebiyatta Joyce geleneğine götürüyor. Onun, Dünya Zevkler Bahçesi
Cehennem Portresi, Çarmıh Taşıyan İsa, Oburluk ve Şehvetin
Alegorisine baktığım zaman Joyceu, Musili okuyormuş gibi oluyorum.
Bu kurduğum bağ birçoklarına anlamlı gelmeyebilir ama bana açıkçası
bunları çağrıştırıyor.
Ataya benzememek için yazmamış
Hilmi Yavuz, Cem Kalenderin romanı için yazdığı yazıda Oğuz Atay
romanının açtığı derin mecradan aktığını ve postmodern anlatının
bütün imkânlarını en kuşatıcı biçimde başarıyla kullandığını ifade
ediyor.
Türk romancılığının en önemli ismi Oğuz Atayla isminin yan yana
anılmasının verdiği yükümlülüğü soruyoruz Kalendere. Bu yükün
altından kalkmanın imkânı olmadığını, Oğuz Atayın yanına herhangi
bir ismin konulmasına Oğuz Atay hayranı olarak önce kendinin itiraz
edeceğini söylüyor. Oğuz Atayı ilk tanıyıp okuduğumda bundan sonra
yazılacak hiçbir şey kalmadığını düşünmüştüm. Yazılacak ne varsa
Oğuz Atay yazmıştı ve gerisi gereksiz ayrıntıdan ibaretti.
Böylelikle Oğuz Ataya saygısızlık olmasın diye altı yedi yıl hiç
yazmadım. Belli bir zaman sonra Oğuz Atayı taklit etmeden, ondan
bir şeyler yontarak yazabilmenin mümkün olup olamayacağını düşündüm.
Çok komik duruma düşme pahasına bu riski göze aldım. Sanırım buna
değdi. Umarım onun ruhunu incitmemişimdir.
Baş sayfa ve iç sayfa haberi
jpg olarak görmek için tıklayın lütfen....


|