| |
Dostoyevski
FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ (1821-1881), Rus yazar,
gazeteci ve yayıncıdır. Romanları ve öyküleriyle dünya klasikleri
arasında sarsılmaz bir yere sahiptir. Dostoyevski eserlerinde kişilik
çözümlemeleri yapar. Kimi zaman bu kişilikler evlere, sokaklara vs. ait
olsa da onun temel malzemesi insandır. Yazarın kendisi bu konuda şöyle
der: İnsan bir sırdır. Bu sırrı çözmek gerek. Bu sırrı çözmek için tüm
ömrünü versen de zaman kaybettiğini söyleme. Ben bu sırla uğraşıyorum,
çünkü insan olmak istiyorum. Rus edebiyatının küçük insanları,
gereksiz insanları Dostoyevskinin eserlerinde hayalperest olarak
adlandırılır. Bu hayalperestler, gerçek dünyadan kopmuş, romantik
hayallerle kurduğu dünyasında yaşayan garip yaratıklardır. Beyaz
Geceler bu açılardan zengin bir öyküdür. Dostoyevskinin sanatı söz
konusu olduğunda vurgulanması gereken en önemli özelliklerden birisi,
onun eserlerinin yalnızca edebiyatın değil, felsefenin, psikolojinin,
sosyolojinin, teolojinin, ceza hukukunun da araştırma konusu olmasıdır.
Yazarın yaşam öyküsü de eserleri kadar dikkat çekicidir. Dostoyevski
olaylar karşısında gösterdiği insanüstü sabır ve hoşgörüyle ön plandadır.
Bir bakıma, yaşamıyla da bir başyapıt yaratmıştır. Dostoyevski, altı
çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak, Moskovada dünyaya gelmiştir.
Babası askeri doktordur ve soyludur. Annesi ise tüccar bir ailenin
kızıdır. Yazar ilk eğitimini annesinden, babasından ve takviye olarak
eve davet edilen öğretmenlerden aldı. Daha sonra Moskovada bulunan
Çermakın özel yatılı okuluna ağabeyi Mihaille birlikte girdi (1834).
27 Şubat 1837 tarihinde anne Dostoyevskinin ölmesi tüm aileyi derinden
sarstı. Bu sırada Dostoyevski bir hastalık geçirdi ve ömrünün sonuna
kadar sesi kısık kaldı. Annelerinin ölümünden kısa bir süre sonra
babaları, genç Dostoyevskiyi ve ağabeyi Mihaili Peterburga götürdü ve
Kostomarovun pansiyonuna verdi. Bu pansiyon Mühendisler Şatosu olarak
da anılan Askeri İstihkâm Okuluna hazırlık niteliğindeydi. Kursun
bitiminde Dostoyevski altı yıllık Mühendisler Şatosuna girmeye hak
kazandı. Daha sonra, aldığı bu eğitimi hata olarak nitelendirecektir.
1839 yılında baba Dostoyevski, kendi kurduğu baskı sistemine dayanamayan
köylüleri tarafından feci şekilde katledildi. Dostoyevski bu haberi
alınca, yaşamı boyunca giderek şiddetlenen sara nöbetlerinin ilkini
geçirdi. 22 Nisan 1849 tarihinde I. Aleksandra karşı olmakla suçlanan
bir örgütün toplantılarına katıldığı gerekçesiyle tutuklandı, idam
cezasına çarptırıldı, kuşuna dizilmek üzere elleri ve gözleri bağlı
beklerken affedildiğini öğrendi: İdam hükmü, dört yılı kürek mahkûmiyeti,
geri kalanı da hudut taburlarında er olmak üzere Sibiryaya sekiz yıl
sürgün cezasıyla değiştirilmiştir. Yazarın Türkçeye de kazandırılmış
olan eserlerinden bazıları: İnsancıklar (Bednıye lyudi, 1846);
Öteki (Dvoynik, 1846); Beyaz Geceler (Belıye noçi, 1848);
Bir Yufka Yürekli (Slaboe sertse, 1848), Netoçka Nezvanova (Netoçka
Nezvanova, 1849), Ezilmiş ve Aşağılanmışlar (Unizhennıye i
oskorblennıye, 1861), Ölüler Evinden Anılar (Zapiski iz mertvogo
doma, 1862); Yeraltından Notlar (Zapiski iz podpolya, 1864);
Suç ve Ceza (Prestuplenie i nakazanie, 1866); Kumarbaz (Igrok,
1867); Budala (Idiot, 1869); Ecinniler (Besı, 1872);
Delikanlı (Podrostok, 1875); Komik Bir Adamın Düşü (Son
smeshnogo cheloveka, 1877); Karamazov Kardeşler (Bratya
Karamazovı, 1881).
|
|