|
Bir yılda 32 gazete haber, 2010'da Çıkan
bir çok haberde yakında sitemize yüklenecektir.
Bize destek veren tüm basın kuruluşlarına
teşekkür ederiz.
Gurur Ağaçları
G.K. Chesterton
Gurur
Ağaçlarının gerçek öyküsü neydi? İngilterenin güney kıyılarında
Cornwall bölgesinde bir köyde, Vane Ağanın toprakları üzerindekilere ve
köyün geri kalanında ormana dağılmış, deniz kıyısında ise bir araya
toplanmış bu ağaçlara, tavus kuşu ağaçları da derlerdi. Garip biçimleri,
sesleri ve hikâyeleri yüzünden yöre halkının çekindiği bu ağaçlar, Vane
ve kızı Barbara ile Mr. Paynter, Mr. Ashe, Dr. Brown ve Treherne
arasında bir iddiaya sebep oldu. Usta
İngiliz yazar G.K. Chestertonun bütünüyle diyaloglar la
ördüğü bu romanı, bilimin, efsanenin, yargıların karmaşasında
gelişen bir öykü anlatıyor. Okurlarımızın dikkatinden kaçmayacaktır.
Belki de her sade insanın yaşamında gercek bir gizem, işlemeyi önlediği
günahların sırları vardır.
Rus Edebiyatının Açılımları
Birsen Karaca
Rus edebiyatının Batı edebiyatıyla bütünleşme süreci I. Petronun reform
hareketlerine paralel olarak başlamıştır. 19. yüzyıla gelindiğinde Rus
yazarların eserleri yalnızca Rusyada değil, tüm dünyada okunmakta ve
eleştirmenlerin dikkatini çekmektedir. Bu ilginin nitelikleri
araştırılırsa Rus yazarların artık yurtdışında da çok güçlü bir
etkileyene dönüşmüş oldukları görülecektir. Dolayısıyla, çağdaş Rus
edebiyatı üç yüzyılı aşkın deneyimi ve bilgi birikimiyle, edebiyatın
yalnızca yazarlar ve eserlerden oluşmadığını, eser okurla buluştuktan
sonra edebiyat biliminin de tüm alt disiplinleriyle devrede olması
gerektiğini gösteren seçkin birer örnektir aynı
zamanda. Birsen Karaca,
Rus Edebiyatının Açılımlarında
yaptığı çözümleme ve değerlendirmelerle yalnızca
Rus yazarlar ve eserlerine değil, edebiyat tarihi, edebiyat
eleştirisi, edebi türler, akımlar, kuramsal çalışmalar, biçim
ve içerik bağlamında gerçekleştirilen yenilikçi uygulamalara,
edebiyat dünyasında oluşturulan geleneklere, yapılan tartışmalara,..
Kiraz Küpeler
Mustafa Balel
Edebiyatımızda hem öyküleri hem çevirileriyle önemli bir yeri olan
Mustafa Balelin elinizdeki kitabı bir öyküler toplamı. Kiraz Küpeler,
yeni yüzyılın koşmacası ve değerleri arasında
unuttuğumuz, gerçekten yaşayan bir zamandan
kesitler sunuyor bize. Kitaptaki her öykü, insan sıcaklığının, can cana
durmanın, nasıl olursa olsun bir umuda tutunmanın, bazen çaresizliğin,
bazen yoksulluğun, ama insanın en gerçek hallerinin resimlerini çiziyor.
Mustafa Balelin öykülerini özleyenlere ve ilk defa tanışacaklara sıcak
bir selamla...
Sadık Çubek
Sabır Taşı
(yeni)
Sabır Taşı, Sadık Çubekin iki eksen üzerinde yürüyen, etkileyici
romanı.
Ahmed Ağa, A Seyit Meluçla sohbette, çekişmede; o kiralık odalardan
birinde, diğer kiracıların hayatlarının içinde, onların ve kendi
hayatının bu dünyadaki hâlini bulmaya çalışıyor. Cihan Sultanın,
Gevherin, Kakol Zerinin, Belkısın ve diğerlerinin insani hikâyelerini
öğreniyoruz böylece.
Kuralların, inanışların,
bağnazlığın, insana neler yaptığının, en çok da insanın insana ettiğinin
hikâyesi bu.
Sadık Çubek bu derin romanın içinde, Sasanilerden, eski metinlerden,
mesellerden diyaloglar yazdırıyor Ahmed Ağa ya. Ahmed Ağa, Sadiden,
Kelile ve Dimneden okuyor. Kadim hikâyelerden ilham alıyor. Yaradılışa
ve varoluşa ait başka şeyler söylüyor.
İyice bak canım kardeşim, bu şehir karanlıklar şehridir.
Sen ne olsa benim sabır
taşımsın. Sonunda ya sen çatlamalısın ya da ben.
Zamyatin
Sabaha Karşı
Toprak Şifa Bulacak
(yeni)
|
Zamyatin dünya
klasikleri arasındaki yerini geleneksel ütopya algılarını
değiştirerek almıştır. Bu açıdan o, G. Orwell, W. Golding ve A.
Huxley gibi anti-ütopya geleneğinin temsilcisi yazarların
öncüsüdür. Ama Zamyatin yalnızca ütopya konusunu değil, insanlığın
yüzlerce yıldır devam ettirdiği ve kanıksadığı için değişemezmiş
gibi görünen pek çok değer yargısını (almış olduğu mühendislik
eğitiminin kendisine kazandırdığı gözlem, algı, analiz ve sentez
becerisini de kullanarak) sanat araçları yardımıyla yıkan sapkın
bir yazardır. Zamyatinin elinizdeki seçkide yer alan ve Türkçede
ilk kez okuyacağınız eserlerini Birsen Karacanın Rusça aslından
yaptığı çevirisiyle sunuyoruz. |
Julius
Fucik
Darağacından
Notlar
(yeni)
Bu kitap, II. Dünya Savaşı sırasında, yazarı tarafından
bir Gestapo hapishanesinde, küçük kâğıtlara kurşunkalemle yazıldı ve tek
tek dışarıya çıkarılarak kitap haline getirildi. Julius Fuçik, Nazilerce
yakalandıktan sonra çok ağır işkence gördü ve yargılanıp idam edilene
kadar Pankrats yöresindeki Gestapo hapishanesinde kaldı. O, bütün bu
süreçte güzel bir geleceğe ve insanlığa olan inancını hiç yitirmedi.
Vücut dimdik, eller dizler üzerinde kenetli, gözler,
eski Petçek Bankası olan binanın bir odasının sararmakta olan duvarına
mıhlanmış, hazır ol durumda oturmak, elbet, düşünmeye elverişli bir
durum olmasa gerek. Ama insanın düşüncelerini hazır olda durmaya kim
zorlayabilir?
Yaşamımın filmini yüz
kez, binlerce ayrıntılarıyla gördüm. Şimdi onu yazmaya çalışacağım.
Celladın ipi, ben bitiremeden boğazımı sıkarsa, geride filmin mutlu
sonunu yazacak milyonlarca insan var.
Saba
Kırer
Aynalar Kırılmış Baksana
(yeni)
Saba Kırer, edebiyatımızın
mihenk taşı metinlerinin bir bölümü üzerinden, kurguda imgeyi, kurgunun
çözülüşünü ve bağlanışını sorguluyor. İç Seyahat, Dış Seyahat ve
Çocukluğumuz olarak üç bölüme ayrılan bu kitapta, Hasan Ali Toptaş,
Bilge Karasu, Metin Kaçan, Vüsat O. Bener, Ömer Seyfettin, Haldun
Taner, Nursel Duruel, Füruzan, Sevgi Soysal ve Özen Yula ile birlikte
yeri geldiğinde başka birçok ismin metinleri üzerinden edebiyatın
temellerine bir yolculuk var.
Kırılmış bir aynanın saçılmış
bütün parçalarının gösterdiği teklikler ve çokluklar, hep bir arada ve
birbiri arasında çözümleniyor.
Ben, öbürü, başkaları, şeyler, canlılar
ve cansızlar, sözcükler arasından çekilip alınarak gün ışığına
çıkarılıyor ve hep birlikte akıyor
Stoyan
Tz. Daskalov
Değirmen
(yeni)
İyisi ve kötüsüyle ötekiler gibi bir Bulgar köyüdür
Katina. Aniden bastıran ilk karın şaşkınlığı içinde başlar her şey.
Akşamın bir vakti herkesin evlerine çekildiği bir anda Boyan ve Vasilin
ilçeden çağrılmasıyla... Bu iki arkadaşın soluk soluğa kente gitmelerini
gerektiren nedir? Haberci de bilmiyordur bunu. Yalnızca Boyan ile
Vasilin değil de tüm köyün yaşamını bir anda değiştiren bir sorun mu
vardır yoksa ortada?..
Çağdaş Bulgar edebiyatının büyük ustalarından Stoyan Tz.
Daskalovun bir polisiye roman akışı içerisinde sürüp giden Değirmen
adlı romanında köy gerçeğini en ufak bozulmaya uğratmadan tüm
çıplaklığıyla sergilediğine tanık oluyoruz. Allayıp pullamadan olanca
katılığıyla... İnsan unsurunu göz ardı etmeden... Birçok yazarda olduğu
gibi kırsal kesimi bir kartpostal manzarası olarak görme hatasına
düşmeden...
Kavis Yayınları Değirmende, Daskalovun Bulgaristanın yakın tarihine
tanıklıklarının sergilendiği romanı dilimize çeviren Mustafa Balelin,
Devrimde ve ilk millileştirme hareketlerinde etkin bir biçimde rol alan
usta yazar ile ölümünden önce Vitoşa Dağındaki evinde yaptığı ilginç
bir söyleşiyi de sunuyor sizlere.
Wilhelm Reich
Dinle Küçük
Adam
Freudun dostu ve
yardımcısı Wilhelm Reichin olağanüstü manifestosu. Tüm insanlığa,
hepimize, tüm küçük adamlara yöneltilmiş tehditkâr bir söylev. Ama
bütünüyle bizim, insanın, halkın yanında. Dinle Küçük Adam,
tarihsel sorumluluğuınun bilincinde Avrupalı bir aydının kaleminden
çıkmış, küçük, parlak, ufuk açıcı bir uyarı. Çoktan klasikleşmiş bir
vicdanî başkaldırı. Her okurun kitaplığında bulunması gerekiyor.
Açıkça görülüyor ki, insanın içindeki yaşamgücü zayıftır; tehlikelere
karşı dayanıksız durumdadır. Vebalı bireye elini uzatsa, kolunu
kaptıracak, varı-yoğu alınacak, sonra da kendisiyle alay edilecek ya da
ihanete uğrayacaktır; güvendiği herkes onu aldatacaktır. Bu böyle
gelmiştir; ancak böyle gitmemelidir. İnsanın içindeki yaşamgücünün
korunma ve gelişmesi savaşımında, katılık gerektiği durumlarda katı
olunmasının zamanı gelmiştir; insan, hakikatlere korkmadan tutunduğu
sürece katı davranışlarla doğallığını yitirecek değildir.
Öner
Ciravoğlu
Okuma Gözlüğü
Daha önce
son şiir kitabı Bitmeyen Yüzyılı yayınladığımız Öner Ciravoğlu,
edebiyatımızı omuzlayan titiz bir araştırmacı, bir denemeci aynı
zamanda. Okuma Gözlüğü Ciravoğlunun edebiyatın çok çeşitli alanlarına
yayılmış denemelerini bir araya getiriyor. Romanlar, öyküler, şiirler,
folklor araştırmaları, incelemeler, bütün bunları yazıp çizenler,
okuyanlar konuk oluyor Okuma Gözlüğünün sayfalarına. Ciravoğlunun
yazıları, anıları, kentleri, dostlukları sarmalıyor, okura da bu kitabı
okumanın keyfi kalıyor.
İlhan Tarus
Hükümet
Meydanı
İlhan
Tarusun Kurtuluş Savaşı yıllarını öncesi ve sonrasıyla anlatan üç
romanından ikincisi olan Hükümet Meydanında artık Kurtuluş Savaşı
başlamıştır. Anadoluda bir yandan terhis olan ya da kaçan eski
askerler, diğer yandan halk; çoluk çocuk, yaşlı genç, kadın erkek,
ellerinde ne varsa toparlayıp bu savaşa katılmak üzere yollara
dökülmüşken, bazı yerlerde yeni kurulan Ankara Hükümetine karşı
ayaklanmalar tertiplenmektedir. Ordu bir yandan yurdu işgal eden
düşmanla mücadele ederken, diğer yandan halkı ve askeri bezdiren bu
isyanlarla uğraşmak zorundadır. Her şeyin birbirine karıştığı bu
günlerde; Çoraklı kasabası ve civarında ağalar ve elebaşlarının
kumandasında bir isyan başlamıştır. Tek tek bireyleriyle bir kasaba
halkının ve onunla birlikte ağaların, elebaşlarının, kaçak askerlerin,
bunlara karşı mücadele veren ve bir yandan düşmanla çarpışan askerlerin,
harp divanlarının trajik öyküsü anlatılıyor Hükümet Meydanında.
Özden Soyalp
Mandalya
Körfezi Hatırası
Milastaki çiftlik evinde Buket, yazar kocası Nevzat Bey ve zaman zaman
hafızasını kaybeden babası ile birlikte yaşarken, kendisini bu çiftlik
evine sürükleyen yaşamını düşünmektedir. Ankarada bir kulüpte Buketi,
kendi deyimiyle hayat gençkızlığına hapsetmiş annesi, şehirdekilerin
ihtilal öncesi çalkantılı yaşamları, zaman zaman bu sessiz, sakin, kendi
etrafında dönen yaşama sızmaktadır. Ankaranın kalabalık uğultusuyla
Milasın sessizliği arasında bir yerlerde Buket, geçmişinin ve Mandalya
Körfezi nin sesleriyle sürüklenirken, beklenmedik durumlarla karşı
karşıya kalır.
Özden Soyalp, yeni romanı Mandalya Körfezi
Hatırası ile okurlarını hüzünlü, düşündürücü, duygu dolu bir yolculuğa
çıkarıyor. İlgiyle okuyacaksınız.
Turgenyev
İlk Aşk
Klasik Rus edebiyatının en önemli yazarlarından Turgenyev,
birbirinden önemli romanlarının yanında kısalı uzunlu pek çok öykü de
yazmıştı. İlk Aşk, bu öykülerin belki en ünlülerinden biri. Öykünün on
altı yaşındaki kahramanı, ilkgençliğin şaşkınlığını, aşk karşısındaki
acemiliğini ve delicesine tutkunu olduğu genç kızı unutamıyor. Bu
güzel, şiirsel öykünün bir ayırıcı yanı da Turgenyevin yine evrensel
bir baba-oğul anlatısı kurmuş olması. Birsen Karacanın Rusça aslından
yeni çevirisiyle okuyacaksınız İlk Aşkı.
Ali Zeki Bey
Alev
Edebiyatımızın unutulmuş yazarlarından Ali Zekinin romanı... Alev,
Büyükadada başlayan bir aşkı konu alıyor. 1900lü yılların Osmanlısını
son derece yetkin ve şiirsel bir dille anlatan Ali Zeki, Sedatın
kişiliğinde aşkın, sadakatin, gençliğin kaygılarla dolu psikolojisinin
izini sürüyor. Yayınlandığı yıllarda edebiyat dünyamızın önde gelen
isimleri tarafından ilgiyle karşılanan Alev Türkiyenin Avrupada
eğitim görmüş aydınlarının o yıllardaki yaşantılarına da ışık tutuyor.
Alev isimli bu roman, Ali Zekiye en muktedir ve maruf hikâye-nüvislerimiz
arasında bir mevki kazandırıyor. Alev, bir aşk hikâyesi!.. Ve belki
haddizatında, kalplerde bir müddet gençlik gibi parlayıp, gençlik gibi
geçen aşkın, bu alevin hikâyesidir.
ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR
Feridun Andaç
Paris Bir Yalnızlıktır
Çok yüzlü bir kent
Paris. Hemen her fotoğrafında değişik bir kent kimliği sunuyor bize.
Sanatın, edebiyatın dünyadaki merkezi olma durumunu yüzlerce yıldır
sürdüren bu düşler, aşklar ve yalnızlıklar kentini bu kez Feridun
Andaçın kaleminden okuyacağız. Parisin kafeleri, kitapçıları,
sokakları, yazar ve sanatçıları, insanları, binaları bir Türk yazarının
incelikli gözlemleriyle konuğumuz olacak. Paris Bir Yalnızlıktır, bir
günce, bir gezi notları kitabı olmanın çok ötesinde, Parisi bir anlatı
kahramanı kılan bir yapıt. Çoğunu Andaçın çektiği olağanüstü Paris
fotoğrafları eşliğinde.
Tarık Dursun K
Ağaçlar Gibi Ayakta
Edebiyatımızın usta
yazarı Tarık Dursun K.nın unutulmaz romanı Ağaçlar Gibi Ayakta,
Kaviste. 1991 yılında Yunus Nadi Roman Ödülünü kazanan yapıtında Tarık
Dursun K., bir tiyatro adamının yaşamından bir kesiti konu ediniyor.
Umutlar, düşler, perde arkasında yaşanan sevinçler, hüzünler
Bir
söyleşisinde romanının asıl kişisinin İzmir olduğunu belirtiyor usta
yazarımız. Gerçekten de Ağaçlar Gibi Ayaktanın ölümsüz dili, olağanüstü
Türkçesi okurun içinde bir İzmir esintisi uyandırıyor. Her yıl daha çok
yeni romanın yayınlandığı ülkemizde Ağaçlar Gibi Ayakta, özellikle genç
romancılar için bir ders niteliğinde.
Dostoyevski
Beyaz Geceler
Rus edebiyatının
büyük romancısı Dostoyevskinin Beyaz Geceleri, tüm dünyada olduğu gibi
Türkiyede de değeri sonradan anlaşılmış, uzun süre Suç ve Ceza,
Karamazov Kardeşler gibi anıtsal romanların gölgesinde kalmış bir uzun
öykü. Beyaz Gecelerin hayalperest kahramanı, 20. yüzyılın varoluşçu
roman kişilerini haber vermesi bakımından son derece önemli. Türk
okurunun özellikle son birkaç kuşağının severek, ilgiyle okuduğu Beyaz
Geceleri Birsen Karacanın Rusça aslından yaptığı yeni çevirisi ile
sunuyoruz.
Cem Kalender
Klan
Cem Kalender, ilk
romanı Klanla şaşırtıcı bir başarı elde ediyor. 2007 yılında
Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Ödülünü kazanan Klan, roman sanatının en
yeni tekniklerinden, ironik, sürükleyici bir anlatımdan yararlanılarak
yazılmış. Oğuz Ataydan Tanpınara, Prousttan Hieronymus Boscha uzanan
göndermeleriyle, kent yaşamının asileştirdiği birbirinden ilginç
kahramanlarıyla Klan için bakın edebiyatımızın iki ustası, Hilmi
Yavuz ve Latife Tekin neler söylemişler:
Genç bir yazar Cem
Kalender. Ama Klan, ustalığın en son kertede dilegetirildiği bir
virtüözite sergiliyor.
Hilmi Yavuz
Klan, Cem
Kalenderin ilk kitabı olmasına rağmen hem kurguda hem de dilde sınıfı
iyi dereceyle geçecek notu almayı fazlasıyla hak ediyor
Latife Tekin
D. H. Lawrence
Türkçesi: Nilüfer Sahni
Uğurböceği
Dünya Edebiyatı
dizimizden bir D. H. Lawrence kitabı: Uğurböceği. Lawrenceın bu
uzun öyküsü, savaşta yaralanmış son derece sıra dışı bir Kontun
öyküsünü anlatıyor. Bilindiği gibi, Lawrence çoğu yapıtında kendi
yaşamından yararlanıyor. Dolayısıyla Uğurböceği, savaşa karşı,
sanayileşmenin getirdiği yabancılaşmaya karşı Lawrenceın bir sloganı
sayılabilir. Son derece sarsıcı, rahatsız edici, ama yazınsal tadı
bakımından az bulunur bir metin.
İlhan Tarus
Var Olmak
Roman ve öyküleriyle
bir dönem edebiyatımıza yön vermiş yazarlardan biri İlhan Tarus.
Özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarını Anadolunun değişik yerlerinden
gözlemlerle aktardığı Var Olmak, Hükümet Meydanı, Vatan Tutkusu
gibi romanlarıyla unutulmazlar arasına girmişti. Tarusun kitapları
şimdi özenli baskılarıyla Kavis Kitapta. İlk olarak Var Olmakı
yayınlıyoruz. Kurtuluş Savaşının henüz başlamadığı ama bağımsızlığımız
için kaçınılmaz olduğunun anlaşıldığı yılların taşrasını anlatıyor Tarus
bu romanında. Tadına doyulmaz bir Türkçeyle. Genç kuşak okurların
mutlaka edinmesi gereken bir yapıt
Jack London
Türkçesi: Şemsa
Yeğin
Demir Ökçe
Amerikan
edebiyatının ölümsüz yazarı Jack Londonın başyapıtı Demir Ökçe,
Şemsa Yeğinin usta işi çevirisiyle Kavis Kitapta. Demir Ökçe,
on dokuzuncu yüzyılın sonuyla yirminci yüzyılın başında Amerikada
görülen işçi hareketlerini, kapitalizmin giderek katılaşan vahşi yüzünü
ve tırmanan sınıf savaşımını anlatıyor. Kitap, Martin Eden, Beyaz Diş,
Vahşetin Çağrısı gibi son derece önemli romanların yazarı Jack
Londonın başyapıtı olarak en önemli dünya klasikleri arasında çoktan
yerini almış durumda.
Feridun Andaç
Kar Masalları
Feridun Andaç,
edebiyat ortamımıza eleştirileri yazıları ve denemeleriyle girmiş bir
yazar. Onun öykücü özelliği ise Kar Masallarıyla öne çıktı. Dil
Derneği Ömer Asım Aksoy ödülü ile onurlandırılan Kar Masalları,
incelikli, şiirli bir dille yazılmış öykülerden oluşuyor. Bu duygulu
öyküler, bir yandan Anadolu kültürünün derinliklerine uzanıyor, bir
yandan da çağdaş, kentli bir insanın içsel arayışlarını ortaya koyuyor.
Birbirine bağlanan, bu nedenle bir bütün olarak da okunabilen Kar
Masalları, öykücülüğümüzün son dönem dikkat çeken kitaplarından biri
oldu.
Panait Istrati
Türkçesi:
Mustafa Balel
Sünger Avcıları
Akdeniz, Arkadaş,
Baraganın Devedikenleri gibi kitaplarıyla tüm dünyada olduğu kadar
ülkemizde de çok sevilen Panait Istrati, gerçekçi edebiyatın en önemli
temsilcilerinden biri. Sünger Avcısında onun öykülerinden bir
demet bulacaksınız. Bu sıcak, içten öyküler yaşama ve insana bakışımızın
davranışlarımızı nasıl etkilediğini ortaya koyuyor. Bu nedenle dünya
görüşümüz, seçimlerimiz ve başkalarıyla paylaştıklarımız söz konusu
olunca iyice öne çıkıyor. Istrati, onuru, erdemi, iyi yürekliliği
yüceltirken edebiyatın da bunlara hizmet etmesi gerektiğini söylemekten
çekinmiyor. Sünger Avcısının içe işleyen öykülerini
unutamayacaksınız.
Mustafa Balel
İstanbul Mektupları
Avrupa Yakası
Öyküleriyle,
romanlarıyla, çevirileriyle tanıdığınız Mustafa Balelin yeni yapıtı
Kaviste. İstanbul Mektupları, bir tür edebî rehber: François,
İstanbulda geçirdiği günleri sevgilisine yazdığı mektuplarla anlatıyor.
Bu mektuplar, İstanbul yaşamını, mekanları, insanları, gelenekleri,
giysileri, yemekleri ve mevsimleriyle birlikte anlatıyor. Mustafa
Balelin güzel Türkçesiyle unutulmaz, tadına doyulmaz bir İstanbul turu.
İstanbul severler, edebiyat severler sayfa başına.
Bu kitabın devamı olan Anadolu
yakası ve Unutulmuş mektuplar yayına hazırlanmkatadır.
Osman Şahin
BUCAKLAR
Fıratın Sırtındaki Kan
Edebiyatımızın önemli yazarlarından Osman Şahinin Bucakları
Kavis Kitapta. Fıratın Sırtındaki Kan alt başlığıyla yayınlanan
Bucaklar, Güneydoğunun önde gelen bir aşiretinin öyküsünü anlatıyor.
Şahinin bir tür belgesel roman olarak nitelediği bu kitap, yayınlandığı
günlerde büyük ilgi toplamıştı. Gözden geçirilmiş, yenilenmiş baskısını
sunduğumuz Bucakları okurken, ülkemizde yaşanan kan davaları,
aşiret çekişmeleri ve feodal yapıdan kaynaklanan sorunlarla yüzleşecek,
konunun güncelliğini koruduğunu göreceksiniz. Töre cinayetlerinin, kan
davalarının ve köy baskınlarının sürdüğü ülkemizde yaşananları çarpıcı
bir dille anlatan usta işi bir roman, Bucaklar.
Kavis Kitap,
Bucakların devamı niteliğindeki bir başka Osman Şahin romanını,
Yeraltından Uçan Kuşu da yayına hazırlıyor.
Yasin Akdemir
Zen Bildirgesi
Zen
Bildirgesi, okurun, özellikle edebiyat ve felsefe metinlerine yakınlık
duyan okurun ilgisiz kalamayacağı bir kitap. Bu kitaptaki kısa anlatılar,
Nietzsche ve ardıllarının dünyasını izleyen, özgür çağrışımlarla,
mizahla yazılmış birer mermi adeta. Yerleşik yargılara alayla bakan, ama
alabildiğine derin ve şaşırtıcı.. Yasin Akdemirin takip edilmesi
gerektiğine inanıyoruz. Elbette okuma yoluyla.
Nalân Karaduman
Şeyler Denizi
Nalân Karadumanın ilk öykü kitabı Şeyler Denizi, özgün, duygulu, lirik
bir öykücüyü haber veriyor. Bu kitaptaki öyküler, yaşamımızı saran
boğucu karanlığa gönderilmiş birer ışık huzmesi gibi. Karaduman, sıradan
insanın yaşamını yalnızca gözlemlemiyor, onu büyük bir başarıyla,
benimseyerek, hissederek anlatıyor. Öykücülüğümüzün genç kuşağına özgün
bir yazarın katıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Maksim Gorki
Türkçesi:
Mustafa Balel
Halkın İçinde
Klasik Rus edebiyatının öncü yazarı Maksim Gorkiden, yaşamla sınanmış,
devrimle beslenmiş bir roman. Halkın İçinde adlı bu önemli roman, devrim
örgütlenmesi için görevle Rus köylerine giden devrimci gençlerin
yaşamlarını anlatıyor. Dönemin Rusyasından çarpıcı görüntüler, ilgi
çekici, gerçekçi portreler sunuyor. Kitapta Gorkinin bir de uzun öyküsü
var. Askerler adlı bu öykü de yine devrimci örgütlenmeye adanmış. Kitabı
dilimize usta öykücü Mustafa Balel çevirdi.
Öner Ciravoğlu
Bitmeyen Yüzyıl
Bitmeyen Yüzyıl,
şiirimizin, edebiyat dünyamızın önemli isimlerinden Öner Ciravoğlunun
yeni şiir kitabı. Ciravoğlunun bu uzun şiiri, hem şairin kendi yaşamına,
hem de yaşadığı yüzyıla tanıklık ediyor. Geride bıraktığımız yüzyıla
şiirin içinden bakıyor ve onu tüm iniş çıkışlarıyla, neşesi ve hüznüyle
ortaya koyuyor. Şiir okurlarının sonsuz hazlar derleyecekleri küçük bir
kitap, Bitmeyen Yüzyıl.
Mustafa
Oral
Akdenizin
Diliyle
Antalya
Tarihinden Sayfalar
Akdenizin
Diliyle,
tarihçi Mustafa Oralın Antalya üzerine yazdığı birbirinden ilginç
yazıları bir araya getiren bir kitap. Kitap, bir kent tarihi olmanın
ötesinde; bir kazı çalışması, bir kültür tarihi denemesi. Edebiyattan
yeme içmeye, casusluk faaliyetlerinden mekan kazılarına, el değmemiş
alanlara giren, sarsıcı, eğlendirici, bilgi dolu yazılar. Ahmet Hamdi
Tanpınardan Nâzım Hikmetin şiirinde Antalyaya, İngiliz Kemalin
Antalya maceralarından mübadil kültürünün özelliklerine, efsane ve
şiirlere uzanan bu kitabı kaçırmayın. Oral, Tanpınarın ve Hamalbaşı
Süllü Ağanın ilk kez yayınlanan fotoğraflarını da koymuş kitabına.
Mark Twain
Türkçesi: Nazire
Ersöz
Bir
Köpeğin Hikâyesi
Dünyada
öykü türünün gelişmesine, yaygınlaşmasına büyük katkılarda bulunmuş
büyük Amerikalı yazar Mark Twainden üç seçme öykü
Kendine özgü mizahı,
duygulu, insancıl anlatımı ve kimi zaman yürek burkan, kimi zaman
kahkahadan kırıp geçiren öyküleriyle Twain bütün çağların klasiği
Kitapta yer alan Bir Köpeğin Hikâyesi, Cennet mi Cehennem mi? ve
Beyaz Fil adlı öyküler yeni çevirileriyle çıkıyor okurumuzun karşısına.
Yeni
bir yayınevi
Kavis Kitap, ölçütü edebiyat değeri, edebiyat sevgisi olan, çağdaş
edebiyatımıza, genç-usta bütün yazarlara açık yepyeni bir yayınevi.
Özenli yayıncılıktan, çağdaş tasarımdan, nitelikli edebiyatın genç okura
ulaştırılması yolunda uğraş vermekten yana. Yazara da okura da saygıdan
yana. Logosunu bumeranglardan esinlenerek oluşturan Kavis Kitapın
dileği okurun elinden hiç düşmemek.
İlk
Kitaplar
Kavis Kitap 2009 Ocak ayında yayına başladı. İlk dört kitabımız şöyle:
Paul Gauguinin Noa Noası
Türkçesi: Kemal
Kandaş
Noa Noa, büyük izlenimci ressam Paul Gauguinin Tahiti güncesi. Kitap
yalnızca önemli bir ressamın notları olmanın çok ötesinde. Sanat
tarihinin, 20. yüzyıl edebiyatının bir klasiği. Şiir dolu, okura esin
veren bir yapıt. Bir serüven öyküsü gibi de okunabilir, büyük ressamın
en güzel resimlerinin oluştuğu ortamı anlayabilmek için de. Kitabı
dilimize Kemal Kandaş çevirdi.
Kemal Demirel
Kandiye Zaferi
Edebiyatımızın önemli yazarı Kemal Demirelden tarihsel bir roman:
Kandiye Zaferi. Osmanlı, Giriti alabilmek için yıllarca savaştı.
Kandiye kalesinin alınması, Giritin düşmesinde kilit rol oynayacaktı.
İki yıldan fazla süren Kandiye kuşatmasını okurken, Kemal Demirelin
görsel anlatımına, bu kısa romandaki sinema lezzetine hayran
kalacaksınız.
Dickens
Yedi
Yoksul Gezgin
Türkçesi: Selda Aydın
Kavis Kitapın dünya edebiyatı dizisinden başlangıç için bir tadımlık.
On dokuzuncu yüzyıl İngiliz edebiyatının büyük romancısı Charles
Dickens, kısalı uzunlu öyküler de yazdı. Yedi Yoksul Gezgin, bu
öykülerden biri. Öykü, yoksul yolcuların ücretsiz konaklayabileceği bir
hayır kurumunda geçirilen bir noel gecesini anlatıyor. Dickens devletin
ve kilisenin yerleşik kurumlarını eleştiriyor yine.
Suat Duman
Cinayet
Mevsimi
Kavis Kitap Türk Edebiyatı dizisinin ikinci kitabı, bir polisiye. Genç
yazar Suat Dumanın bu romantik polisiyesi Ankaralı bir üniversite
öğrencisi ile tanıştırıyor okurunu: Mehmet Cemil. Hukuk Fakültesi
öğrencisi Mehmet Cemil, arkadaşlarından biri gizemli bire biçimde
öldürülünce kasketini başına geçirip Cebeci sokaklarına dalıyor. Mehmet
Cemilin maceraları sürecek. |
|